Fiat Tipo Tuning




Avrupalı otomobil dergilerinden birine röportaj veren Alfa Romeo CEO’su Luca de Meo, İtalyan markanın SUV üretimi için hazır olduğunu duyurdu.
İtalyan CEO Luca de Meo, Alfa Romeo’nun sadece Avrupalı bir marka olarak kalmayıp küresel bir oyuncu olmak için ürün zincirine SUV modellerini de eklemek zorunda olduğunu ifade etti.
Alfa’nın giriş segmentinde bu yıl Mi.To ile yaptığı değişiklik önümüzdeki beş yıl içinde diğer segmentlerde de kendini gösterecek. Bu değişimin ikinci halkası 2009’da yeni 147 ve 2010’da da İtalyan markanın ilk SUV’u olacak. Yeni SUV’un 2003 yılında tanıtılan Kamal konseptinden esintiler taşıyacağı tahmin ediliyor.
Üstelik İtalyan marka 2009/2010 modellerinde çevreci öğelere de yer vermeyi düşünüyor ama Luca de Meo’nun ifadesiyle Alfa çevreci bir marka olarak anılmak da istemiyor. Alfa bu konuda ana şirket olan Fiat’ın gelecekte üreteceği hibrid modellerden yararlanmayı düşünüyor.
308’den dünya rekoru!
Yakıt ekonomisi denince ilk akla gelen ikili olan John ve Helen Taylor çifti, Peugeot 308 HDi (110 HP) ile yaptıkları seyahat ile 2009 yılında yayınlanacak “Guinness Rekorlar Kitabı” nda kendilerine şimdiden yer ayırdı bile...
Daha fazla reddetmediler! Ferrari yetkilileri bebek bir Ferrari’nin yollara çıkacağı yönündeki dedikoduları sürekli reddediyorlardı ama artık bunu kabul ediyorlar.
Ferrari yetkililerinden alınan bilgiye göre yeni otomobilin Ferrari Grand Tour olacağı kesinleşti. Daha önce casus fotoğrafçılar tarafından da görüntülenen Ferrari Grand Tour için İtalyanlar www.ferrarigtcountdown.com adında özel bir site bile hazırladılar.
Resmi tanıtımı eylül ayında Paris Otomobil Fuarı’nda yapılacak olan aracın tanıtımı söz konusu siteden adım adım izlenebilecek. Şu anda sadece motor sesi ile başlayan bu tanıtım bile Ferrari severleri heyecanlandırmaya yetti.

Henüz çok erken olmasına rağmen Ferrari Grand Tour’un bir V6 motorla donatılacağı tahmin ediliyor ama söz konusu sitedeki motor sesi bize bir V8’in ayak seslerini hatırlatıyor!
Yeni model Ferrari’nin ürün gamının en altında yer alacak ve yaklaşık olarak 110 Euro fiyatla satılacak. Aracın senede 4000 adet üretilmesi planlanıyor…
Yenilenen Lancer Evolution’ın jet uçakları örnek alınarak yaratılan tasarımı kadar hedef müşteri portföyü de yüksekten uçuyor…
Performans tutkunlarına müjde: Mitsubishi Lancer Evolution X önümüdeki Ağustos ayından itibaren sizlerle tanışmaya geliyor. Firmanın deyimiyle; tarihin en iddialı EVO modeli, MR ve GSR isimli iki farklı donanım paketiyle satışa sunulacak… 60 ile 70 bin euro arasında değişen etiket değerleri taşıyacak modelleri, klasik manuel şanzıman veya Japon firmanın en büyük teknolojik gelişimi olarak vurgulanan çift kavramalı debriyaj sistemiyle tercih edebilmek mümkün. 
İspanya’nın Granada şehrinde test sürüşlerine katıldığımız Lancer Evolution, 2005 yılında gerçekleştirilen Tokyo Motor Show’daki Concept-X’in hemen hemen aynısı. Hatırlanacağı üzere Japon üretici 2007 yılında yine aynı fuarda otomobilin dünya lansamını gerçekleştirmişti. Lancer Evolution’un en önemli misyonu Lancer ailesinin bireylerine satış desteği vermek. Bunun yanı sıra ralli parkurlarındaki performansı da merak konusu. Grup N anansu geçtiğimiz şubat ayında yapılan otomobilin homologasyonun Temmuz 2008’de tamamlanması bekleniyor. Bu bir anlamda Japon üreticinin WRC için uygun zamanı kolladığının kanıtı… 
Global Platform“
Proje Küresel” olarak tanımalanan çalışmanın son üyesi olan Lancer Evolution’un genlerini aynı zamanda Outlander, Delica, Lancer Sedan ve Sportback taşıyor. Bu dev proje içerisinde ayrıca Chrysler ve Hyundai var.
Mitsubishi kurmayları Evolution projesine başlarken, bugüne kadar ki Lancer Evolution serilerinin ‘Sportiflik ruhu’nu, firmanın yeşil vizyonunu ve Pajero’dan gelen ‘4-Tekerden Çekiş uzmanlığı’nı birleştirmeye çalışmışlar.
Bunun yanı sıra firmanın rakip tanımlaması da değişmiş. Aslında ortada bir hayli iddialı bir söylem var: “Subaru Impreza STi’nin geleneksel rekabetinden uzaklaşarak, BMW M3 ve Audi RS4 gibi yeni rakiplere yöneliyoruz”. Bunun için Evolution serilerinin sonundaki nesil tanımlamasını gösteren sayı bile kaldırılmış.
Lancer Evolution’ın Avrupa’da yıllık 3 bin adet gibi satış rakamına ulaşması bekleniyor. Türkiye içinse 2008 yılı için 150 adetlik satış hedefi belirlenmiş. Temsa Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Soner, daha fazla getirebilme şansları bulunması halinde sürpriz rakamlara tırmanacaklarını iddia ediyor. Soner daha şimdiden 120 Lancer Evolution hastasının da sıraya girdiğine dikkat çekiyor. 
Rakamlarla EVO
Otomobilin 4505 mm’lik uzunluğu bir üst segmente taşma isteğini ortaya koyarken, 1810 mm’lik genişlik heybetli bir yapı yaratılmasında yardımcı olmuş. Lancer ailesinin bu sportif versiyonun aks aralığı tam 2650 mm… Yani bir sportif sedan alırken, ailenin birinci otomobili gibi konfor da bulabilceksiniz.
Lancer Evolution’un torsiyonel rijitliği yüzde 39, burulma rijitliği yüzde 64 (Lancer Evolution IX’a göre) artırılmış. Tavan paneli, motor kaputu, ön çamurluk ve arka spoiler çerçevesinin yapısında alüminyum kullanılmış. Kaza anında diz korumayı da hedef alan dokuz adet hava yastığı, güçlendirilmiş darbe güvenliği sistemleri Japon üreticinin Euro NCAP’ten 5 yıldız sonucuna varma isteğini gösteriyor.
Gelelim motor kaputunun altındaki performans canavarına… 4B11 kodlu motor, alüminyumdan yapılmış ve selefine göre 12 kg daha hafif. Daha düşük ağırlık merkezi kusursuz yol tutuş için önemli bir ayrıntı. Motor gücü 6500 d/d’de tam 295 HP. Bunun yanı sıra 3500 d/d’de 366 Nm tork üretiyor. Azami hızıysa yasal sınırlar nedeniyle 242 km/s olarak belirlenmiş. Serinin yeni üyesinin kuşkusuz en önemli özelliği şanzıman sistemi. Klasik beş vitesli manuel kullanım özellikli şanzımanı tercih edenler hata edebilir. Nitekim SST isimli çift kavramalı debriyaj sistemi performans verileriyle de meraklılarını şaşkına çeviriyor.
Twin Clutch MMC teknolojisinin ilk uygulaması olan bu şanzıman manuel ile otomatik mod arasında seçme imkânı da veriyor. Normal, Sport ve Super Sport ayarlarıyla şanzımanın sürücüye katkısını daha net anlıyorsunuz.
Teknoloji zengini
Lancer Evolution’un ön süspansiyonu MacPherson gergi kolları ve helezon yaylarına, arka süspansiyonuysa bağımsız multi-link sistemine sahip. Otomobilin teknolojik ekipmanlarını tanımlamak gerekirse, karşımıza ilk çıkan S-AWC çıkıyor. S-AWC (Süper-Tüm Tekerleklerden Kontrol Sistemi), Aktif Stabilite Kontrolü (ASC), Aktif Merkezi Diferansiyel (ACD), Aktif Yalpalama Kontrolü (AYC), fren kontrolü ile yalpa sensörünün birleşimiyle yapılmış. İşletim sistemi asfalt, çakıl veya kar koşullarına göre kendini adapte ediyor.
Türkiye GSR ve MR isimli iki donanımla ithal edilecek otomobillerin GSR versiyonunda,
18-inç Enkei 12-kollu alaşımlı jantlar üzerinde 245/40R18 lastikler
Brembo 350 mm ön / 330 mm arka havalandırmalı disk frenler.
S-AWC
Bi-Xenon farlar viraj fonksiyonlu
Otomatik ışık kontrolü & yağışa duyarlı otomatik silecekler
Adaptif ön aydınlatma sistemi
Recaro ön koltuklar
9 kadar ful hava yastığı seti
Elektronik Total Otomobil Kontrol Sistemi
MR versiyondaysa bunlara ilaveten fabrika çıkışlı bir yüksek performans paketi olarak aşağıdaki donanımlar müşterilere sunuluyor.
Bilstein amortisörler,
Eibach helezon yaylar,
18-inç BBS dövme alüminyum jantlar,
Brembo 2-parçalı ön disk frenler.
Yüksek Performans Paketi (bkz. üstte)
650 W Rockford Fosgate birinci sınıf audio sistemi
Hard Disk Sürücüsü (HDD) 7-inç LCD monitör on-board navigasyon
Bluetooth hands-free telefon kiti
Deri döşeme
Isıtmalı ön koltuklar
Cruise Control
Anahtarsız Çalıştırma Sistemi
MR dış aksesuar paketi
SST şanzımanın özellikleri
Lancer Evolution için Twin Clutch SST geliştirilirken, öncelikle ağırlık ile kompaktlık göz önünde bulundurulmuş.
Adı da işaret ettiği gibi, Twin Clutch SST’de, çabucak, pürüzsüz ve gecikmesiz vites değiştirme için iki kavrama kullanılmış. Temelde, 2 adet 3 vitesli şanzıman kutusundan oluştuğu düşünülebilir.
Twin Clutch SST, tekli (1’nci, 3’ncü, 5’nci) ve çiftli (2’nci, 4’ncü ve 6’ncı) vitesleri, çıkış miline tork iletmek için, her biri kendi kavramasına sahip ayrı giriş millerine tahsis ediyor. Çok milli düzenleme, daha kısa millerin kullanılmasına imkan sağlayarak hacim verimliliğini arttırmış olup, yüksek devir hızlarına dayanıklı bir yapı sağlamakta…
Çalışma açısından Twin Clutch SST, hem sıralı manuel şanzıman, hem tam otomatik olarak da kullanılabilir:
Manuel çalışmada sürücü, ya direksiyon kolonuna bağlı bulunan kulakçıkları, yada vites kolunu kullanılıyor. Sürücü, sağ kulakçığı kullanarak vites yükseltiyor ve sol kulakçığı kullanarak da vites düşürüyor. Böylece, Twin Clutch SST otomatik çalışmada olsa dahi, elle vites değiştirmeye imkan tanıyor. Eğer sürücü, motor çok yüksek devirdeyken elle vites değiştirmeye çalışırsa, sistem sesli bir alarm vererek şanzımanı korumak amacıyla vites değiştirmeyi etkisiz hale getiriyor.
Lancer Evolution’ın bir diğer önemli özelliği de sürüş modu tercihi sunabilmesi… Buna göre;
o “Normal” mod, günlük sürüş için ideal olup, düzgün hızlanma sağlamak amacıyla vites sarsıntısını azaltan zamanlama uygulamakta ve normalde tork dönüştürücülü bir otomatik şanzımanın sağladığı zahmetsiz sürüşe imkan sağlamakta. Bu mod, yakıt ekonomisi sağlıyor. (konvansionel bir otomatik şanzımana göre %10’dan fazla. Twin Clutch SST’de tork konvertörü bulunmuyor.)
o “Spor” modunda, zamanlama daha yüksek vites değiştirme noktaları kullanıyor ve daha hızlı vites değiştiriyor. Bunun anlamı da, şanzıman, keskin virajlı yollarda giderken yada yokuş aşağı inişte motor freni gerektiğinde veya sürücü fren yaptığında, şanzıman frenlere destek amacıyla, “Normal” moddan daha hızlı vites düşürüyor.
o “Süper Spor” modu, motorun daha yüksek devirlerde kalmasını sağlarken çift kavramayı azami devirde çalıştırıyor. Bu da şanzımanın, sürücü sanki yarış pistinde kendisi elle vites değiştiriyormuş gibi, çalışmasına imkan sağlıyor.
Teknik Veriler
5 M/T SST
0 – 100 km/h: 5“4 6“3
60 – 100 km/h: 5”1 3”4
Evolution teknolojileri
-ACD (Aktif Merkez Diferansiyel):
Aktif Merkez Diferansiyelde, ön/arka tekerlekte tork dağılımını en üst düzeye çıkarmak ve bu arada çekiş ile direksiyon tepkisi arasında en iyi dengeyi sağlamak amacıyla, elektronik kumandalı bir hidrolik çok multi-plate kavrama kullanılmakta.
-AYC (Aktif Yalpalama Kontrolü):
AYC’de, farklı sürüş koşulları için arka aks diferansiyelini kontrol etmek ve böylece araç gövdesine etki eden yalpalama momentini sınırlayıp, bu sayede viraj performansını arttırmak amacıyla, bir tork transfer mekanizması kullanılmış. AYC’de artık, gerçek zaman bazında viraj dinamiklerini daha hassas belirlemeye yarayan, yalpalama oranı sensörü kullanıldığı bir yalpalama oranı geri bildirim kontrol sistemine sahip. Ayrıca, frenleme gücü kontrolünün ilave edilmesi, sistemin sürücünün amacını daha yakından yansıtmasını sağlamakta.
-Active Stability Control (ASC):
ASC sistemi, motor gücü ile her tekerlekte fren gücünü ayarlayarak, azami çekiş sağlarken, aracın davranışını stabilize etmekte... ASC, acil bir kaçış manevrası sırasında yada başka ani direksiyon girdilerinden kaynaklanan savrulmaları bastırarak, araç stabilitesini artırıyor. Ayrıca, kaygan yol yüzeylerinde tekerleklerin patinaj yapmasını önleyerek, hızlanma sırasında çekişi iyileştiriyor. Lancer Evolution’un ASC sistemi, ayrıca devredışı da bırakılabiliyor.
-Spor ABS:
ABS, sert frenleme koşullarında yada kaygan yüzeylerde frenleme esnasında tekerleklerin kilitlenmesini önleyerek, sürücünün direksiyon kontrolünü korur ve aracı stabil tutuyor. ABS sistemine; yalpalama sensörleri, direksiyon sensöleri ile fren basınç sensörlerinin ilave edilmesi, virajlarda fren performansını arttırmış.
Formula 1 Petrol Ofisi Türkiye Grand Prix'sini Felipe Massa kazandı. Ferrari pilotu, İstanbul Park'ta üst üste üçüncü kez zafere ulaştı

Ferrari pilotu Felipe Massa üst üste üçüncü kez pole pozisyonda başladığı Formula 1 Petrol Ofisi Türkiye'sini üçüncü kez kazanmayı başardı.
Vodafone McLaren Mercedes pilotu Lewis Hamilton ve Ferrari'den takım arkadaşı Kimi Raikkonen'in önünde zafere ulaşan Massa, İstanbul'dan aldığı 10 puanla sürücüler klasmanında ikinciliğe yükseldi.
Dördüncü kez koşulan Türkiye yarışında BMW'den Robert Kubica dördüncü ve takım arkadaşı Nick Heidfeld beşinci sırayı aldı.
Renault'dan Fernando Alonso, Red Bull'dan Mark Webber ve Williams'tan Nico Rosberg İstanbul'dan puanla ayrılan diğer pilotlardı.
Formula 1 2008 sezonunda geride kalan beş yarış sonunda Raikkonen 35 puanla zirvedeki yerini koruyor, 28'er puanla pilotlardan Massa ikinci, Hamilton üçüncü sırada.
Markalar klasmanında lider Ferrari 63 puanda, ikinci BMW Sauber 44 ve üçüncü Vodafone McLaren Mercedes 42 puana sahip.
58 turluk yarışın startında Massa ilk sırayı korumayı başardı, Raikkonen iki sıra gerileyerek altıncılığa düştü, Lewis Hamilton bir ve Robert Kubica iki sıra çıkarak Massa'nın ardından sıralandı.
Henüz ilk turda start düzlüğünün sonunda Giancarlo Fisichella'nın Kazuki Nakajima'ya çarpması sonucu iki pilot da yarış dışı kaldı. Heikki Kovalainen ikinci sırada başladığı mücadelede sol arka lastiği patlayınca çok erken bir pit stop yapmak zorunda kaldı ve gerilere düştü.
İlk pit stopunu Hamilton'dan üç tur sonra yapan Massa piste Hamilton'ın önünde çıkmayı başardı. Vodafone McLaren Mercedes pilotu 24. turda atak yaparak Massa'yı 12. virajda geçti ve liderliğe yükseldi.
Hamilton ikinci pitini 33. turda yaptı ve pite girmeden önce elde ettiği sekiz saniyelik fark doğal olarak kendisine yetmeyince piste iki Ferrari'nin arkasında döndü.
Massa ve Raikkonen'in ikinci kez pite girmesinden sonra Hamilton'ın üçüncü ve son kez pit stop yaptı, yakaladığı fark Massa'nın önünde çıkmasına yetmese de Raikkonen'in önünde çıkarak ikinciliğe yerleşti.
Raikkonen, kalan 12 turda Hamilton ile arasındaki zaman farkını yarım saniyeye kadar indirmesine rağmen rakibini geçemedi ve Massa ile Hamilton'ın ardından üçüncülüğe razı oldu.
Türkiye GP klasmanı
1 F. Massa Ferrari 1 saat 26 dakika 49.451 saniye
2 L. Hamilton McLaren + 3.779
3 K. Raikkonen Ferrari + 4.271
4 R. Kubica BMW + 21.945
5 N. Heidfeld BMW + 38.741
6 F. Alonso Renault + 53.724
7 M. Webber Red Bull + 1:04.229
8 N. Rosberg Williams + 1:11.406
9 D. Coulthard Red Bull + 1:15.270
10 J. Trulli Toyota + 1:16.344
11 J. Button Honda + 1 tur
12 H. Kovalainen McLaren + 1 tur
13 T. Glock Toyota + 1 tur
14 R. Barrichello Honda + 1 tur
15 N. Piquet jr. Renault + 1 tur
16 A. Sutil Force India F1 + 1 tur
17 S. Vettel Scuderia Toro Rosso + 1 tur
b. S. Bourdais Scuderia Toro Rosso + 34 tur
b K. Nakajima Williams + 57 tur
b. G. Fisichella Force India F1 + 58 tur
Audi’nin yeni kompakt SUV’u Q5 nihayet gün yüzüne çıkıyor. Birkaç gün sonra yapılacak Beijing Fuarı’nda tanıtılması beklenen Q5,geçtiğimiz günlerde Almanya’da test esnasında yakalandı!

Birçok otomobil dergisinin ve bizim de beklentimiz Audi Q5’in geçen ay yapılan Cenevre Fuarı’nda tanıtılması yönündeydi ama bu gerçekleşmedi. Audi, bu fuarda Q7 V12 TDI modelini tanıtmakla yetindi. Fakat son alınan duyumlar Q5’in dünya lansmanının Beijing’te yapılacağı yönünde… 
Beijing fuarı nerdeyse üç gün sonra başlayacak. Bu arada casus fotoğrafçılar da boş durmuyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya’da yakalanan Q5, ön ve arka kısımları hala ince plastik bir malzeme ile kamuflajlı bir şekilde, motor kaputu ve yan tarafı ise tamamen açık bir şekilde fotoğraflandı.
VW’nin 7 ileri DSG şanzımanı ile donatılması beklenen Q5’te grubun FSI benzinli ve dizel motorları görev yapacak. Audi’nin MLP mimarisi baz alınarak üretilen Q5’in bu yılın sonunda Avrupa’da da tanıtılması bekleniyor.
Emekli F-1 pilotu motorsiklet kazası geçirdi
Formula 1'in dünyaca ünlü emekli sürücüsü Michael Schumacher, motosiklete merak salınca olanlar oldu... Fransa'da katıldığı amatör motosiklet yarışında virajı alamayınca dengesini kaybedip yere düşen Schumacher, arkasından gelen motosikletlerden kılpayı kurtuldu. İlk müdahaleyi diğer sürücüler yaptı ve ünlü pilot, sağlık görevlileri tarafından kaldırıldığı hastanede ayakta tedavi edildi. 
Ünlü pilotun çok kötü bir şekilde düştüğünü söyleyen uzmanlar, "Ama asıl tehlike düştükten sonra. Schumacher'i diğer sürücülerin dikkati kurtardı" ifadesini kullandı. Schumacher ise "Motosiklet sürmenin riskli olduğunu biliyordum. Daha dikkatli olacağım" dedi.
« Önceki [Previous] | Sonraki [Next]» | Anasayfa [Home page]